Tıbbi sosyal hizmet alanında 10 yıldır hizmet veren bir sosyal hizmet uzmanı olarak bu yazımı tamamen deneyimlerinden yola çıkarak yazdığımı belirtmek isterim. Aşağıda bahsettiğim sorunları farklı yöntemlerle çözmüş olan sosyal hizmet uzmanı meslektaşlarım olabilir. Onlar benimle irtibata geçerse ayrıca mutlu olurum.

Engelli raporları hastanelerin sağlık kurullarından alınan, en az 7 hekimden oluşan bir heyet tarafından verilen, kişinin engellilik oranını belirten bir rapordur. Engelli bireylerin sosyal yardımlardan faydalanabilmeleri için engellilik oranlarını ispat edebilmeleri için bu rapora ihtiyaçları vardır. Bu rapor hastanelerde ücretsiz olarak verilmektedir. Raporla ilgili sorun teşkil eden ilk nokta; bu raporun yatan hastalara çıkartılamamasıdır. Hastanede yatış halinde bulunan bir hastanın bu raporu alabilmesi için taburculuk işleminin yapılması gerekmektedir. Söz konusu raporun her kurumda değişmekle birlikte en iyi ihtimalle iki gün içerisinde verilmektedir. Bu da yatan hastanın iki gün boyunca taburcu halde kalması ya da işlemler arasında tekrar yatış yapılıp tekrar taburcu edilmesi anlamına geliyor. Bu durum da bir çok soruna yol açabiliyor. Örneğin hasta heyete girip yatışı tekrar yapılana kadar mevcut dosyası yanlışlıkla silinebiliyor (yaşanmış bir olaydan örneklenmiştir). Ya da hastanın işlemleri mesai bitimine kadar yetişmiyor ve hekimi hastanede olmadığı için yatış işlemlerinin nasıl, kim tarafından, hangi servise, yapılacağı sorunu ortaya çıkıyor.

Kimsesiz, bakıma muhtaç, bimekan engelli hastaların kurum bakımına yerleştirilmesi sürecinde de aynı aksaklık ortaya çıkıyor.  Bu tür dezavantajlı bireylerin kalacak herhangi bir yerinin olmamasından ve kurum bakımına yerleşene kadar bekleyebileceği bir ara kurum mevcut  olmadığından, birey hastanede yatarken kurum bakımı başvurusu ve sürecinin en acil şekilde başlatılması gerekiyor. Sosyal hizmet uzmanları tarafından yürütülen bu süreçte resmi olarak gereken tüm evraklar düzenlenerek ilgili kurumlara gönderiliyor. Kurum bakımı yerleştirmelerinde; boş yer olmaması, kurum sayısının yetersiz olması, resmi yazışmaların uzun sürmesi gibi sebeplerden ötürü bir bireyin kuruma yerleşmesi bazen aylarca sürebiliyor. Yukarıda bahsettiğim koşullar sebebiyle hastanın tıbbi sosyal hizmet birimine havale edildiği andan itibaren en acil şekilde evrakların toplanarak kurum bakımı yerleştirme sırasına hastanın dahil edilmesi gerekiyor. Engelli bireylerin kurum bakımına yerleşebilmesi için yine engelli raporu şartı bulunmakta.

Ancak bu raporu çıkartabilmek içi yine hastayı taburcu etmek ve kalacak yeri olmadığı içinde rapor çıktıktan sonrada yine hastanın yatışını yapmak gerekiyor. Engelli raporu ücretsiz bir rapor olmasına rağmen, yani herhangi bir provizyon işlemi yapılmasına gerek duyulmaksızın alınabilecek bir raporken yine de taburculuk şartı aranması işlerin aksamasına ya da yavaşlamasına sebep olmaktadır.

Diğer bir sorun ise evde sağlık hizmetlerinden faydalanan engelli hastaların engelli raporu alabilmeleri için hastaneye başvurmak zorunda olmalarıdır. Birden fazla hekime tek tek muayene olup tüm işlemler bittikten sonra heyete girerek alınabilen bu rapor, her hastanede değişmekle birlikte, en iyi ihtimalle iki gün sürmektedir (randevu almak ve beklemek hariç). Bu iki gün sürecinde hasta hastaneye git gel yapmak zorundadır. Bu da hem engelli birey hem de ailesi için oldukça ciddi sorunlar yaratmaktadır. Hastalarda anksiyete, öfke, korku, endişe gibi duyguları tetiklemede, bazen sağlık durumlarını bile riske atabilmektedir. Ayrıca Evde Sağlık Birimleri birden fazla ilçeye hizmet etmekte olup, hasta bir işlem yapmak istediğinde hangi ilçede ikamet ederse etsin bu birime başvurmak zorunda kalmaktadır. Örneğin çalışmış olduğum hastane Üsküdar Devlet Hastanesinin kampüsü içinde Evde Sağlık Hizmetleri Birimi bulunmaktadır ve toplamda 8 ilçeye (Üsküdar, Kadıköy, Ataşehir, Ümraniye,
Beykoz, Çekmeköy, Sancaktepe, Şile (sadece başvurusu) hizmet vermektedir. Beykoz’da ikamet eden engelli bir vatandaşımız alt bezi, ilaç raporu, mama raporu gibi işlemleri için Üsküdar’a yani Evde Sağlık Hizmetleri Birimi’ne gelmek zorunda kalmaktadır. Kaldı ki hastalar yatağa tam ya da yarı bağımlı oldukları için bunu yapmaları mümkün değildir. Bu işlemleri hastanın yakını yapmak durumundadır ancak İstanbul trafiği, kat edilen yol mesafesi, gibi parametreler düşünüldüğünde bir hasta yakınının hastasını o kadar süre evde yalnız bırakması mümkün değildir. Bunun dışında bakacak kimsesi olmayan hastalar için de bu çok daha ciddi bir sorundur.

Diğer bir sorun da hasta transferi sorunu. 112 sadece acil durumlarda hizmet vermektedir. Engelli hastalar engelli raporu, tetkik ve muayene işlemleri için bir hastaneye başvurularında kullanabilecekleri alternatifler toplu taşıma, binek araç, belediye ya da özel ambulanstır. Kendi ikameti dışındaki bir ilçede hastaneye gitmek isteyen engelli vatandaşlarımız bağlı bulundukları ilçenin belediyesini bir kaç gün önce arayarak randevu oluşturabilmektedir. Ancak yoğunluk sebebiyle randevu süreleri uzamaktadır. Hastanın hastanedeki işlemleri bittikten sonra çoğunlukla hasta yakınıyla ambulans arasında iletişim kopmakta, ambulansın hastayı ikametine geri götürmesi için tekrar bir çaba sarfetmek gerekmekte, bunu da çoğunlukla hastanın hekimi değil sosyal hizmet uzmanı yapmaktadır. Kendi imkanlarıyla bir şekilde hastaneye başvuran ancak evine dönemeyen ya da taburcu olan ve belediyeden randevu oluşturamayan hastalar için, ilçe belediyeleri maalesef hizmet vermemektedir. Çünkü nakil araçları ilçe sınırları dışına çıkamamaktadır. Üsküdar Devlet Hastanesi’nden Çekmeköy’de ki evine transferi gereken hasta Üsküdar Belediyesi, Üsküdar ilçe sınırları dışına çıkamadığı için Çekmeköy Belediyesi ise Çekmeköy ilçe sınırları dışına çıkamadığı için hizmet alamamaktadır. Bu durumda 153’den destek alınmaktadır. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi  Sağlık Komuta Merkezi ise öncelikli olarak acil hastalara hizmet verdiği için bir “boşluk” olması durumunda hastayı gelip hastaneden almaktadır. Hastanın bu transferi bekleme süresi bazen 3-4 saati bulmaktadır. Sosyo ekonomik seviyesi düşük, eğitim seviyesi düşük, kimsesiz bakıma muhtaç engelli bireyler için bu süreç çok daha fazla yıpratıcı olabilmektedir.

Öneriler

İçimdeki tüm negatifliği aktardığıma göre bana müsaade demeyeceğim ve önerilerimden bahsedeceğim 🙂

Engelli raporunun yatan hastaya çıkartılabilmesi için konsültasyon yönteminin kullanılması ve işleyebilir bir hal almasının sağlanması. Ya da engelli raporunun hasta hastanede yatış halindeyken de çıkarılabileceği yeni bir sistem getirilmesi önerilmektedir.

Evde sağlık hizmetleri ile entegre bir çalışma yürütülerek engelli raporunun evde sağlık hekimlerinin konsültasyonları ile verilebilir hale geleceği bir sistemin getirilmesi önerilmektedir.

Evde sağlık hizmetlerinden faydalanan hastaların ikametlerine en yakın hastaneden rapor vb işlemlerini yürütebileceği bir otomasyon sistemi kurulması, Evde Sağlık Merkezi ve hastane arasında engelli vatandaşımız için koordinasyon kurulması önerilmektedir.

Engelli hastaların hastanelere transferi için İlçe Belediyelerinde ambulans sayılarının arttırılması, ilçe sınırı dışına çıkamama engelinin ortadan kaldırılması önerilmektedir.

Tüm engellerin kalktığı, sağlıklı bir dünya dilerim.

 

Burcu Gündüz*

 

*Sosyal Hizmet Uzmanı, Üsküdar Devlet Hastanesi

Gönderin Yanıt

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir