Fransa’nın başkenti ve dünya turizm merkezlerinden biri olan Paris 12 milyon nüfusu ile Avrupa’nın en popüler yerlerinden biri. Sen Nehri çevresine kurulu olan şehirde yer alan birçok ünlü yapı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer almakta ve uluslararası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve “Işık Şehir” (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.

23-27 Eylül 2019 tarihleri arasında EFFE (Empowering Familes to Face Social Exclusion) projesi kapsamında, Paris’te, Alzheimer hastalarının yönlendirilmesinde ve bakımında ne gibi politikalar izlendiğini gözlemek, uygulanabilir olanları tartışmak ve uygulamak, en önemlisi de söz konusu rahatsızlığa sahip kişilerin yakınlarının rehabilitasyon ve psikolojisi üzerinde artı değer yaratmak amacıyla geriyatri hastanesi, bakım veren eğitim merkezleri ve yaşlı bakım evlerinde gözlem ve aktif çalışma uygulamalarında bulunduk.

Ülkenin sağlık sisteminden kısaca bahsetmek gerekirse; Sağlık sisteminde ulusal sigorta uygulaması bulunmakta ve aynı zamanda özel sigortalarla da bu sistem desteklenmektedir. Gayri safi milli hasılanın %11’i sağlık harcamalarına ayrılmaktadır. 2015 yılı verilerine göre sağlık harcamalarının %33’ü yatan hastalara, %28’i ayaktan tedavi edilen hastalara, %11’i uzun süreli bakım gerektiren hastalara, %20’si tıbbi malzemelere ve %8’i diğer koruyucu hizmetlere ayrılmıştır. Her bin kişiye düşen doktor sayısı 3 olarak verilmektedir. Doktorların %46’sı genel(pratisyen) ve %54’ü de uzmanlardan oluşmaktadır. Her bin kişiye düşen hemşire sayısı 9,9’dur.

Özel bir yaşlı rehabilitasyon merkezi ve devlete bağlı bir geriyatri hastanesinde (Hopital Broca)  yaptığımız iş başı gözlemler sonucu ülkemizde uygulanabilirliğini öngördüğümüz konulardan bazıları: Ajitasyonu olan hastaların sakinleştirilmesinde Fransa’da uygulandığı gibi sakinleştirici müzik ve yatıştırıcı ışıklı oda uygulaması ile gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilerek yaşlı hastaların aşırı ilaç maliyetinin ve fazla ilaç kullanımına bağlı yan etkilerin önüne geçilmesi; Hasta ve yakınlarına yönelik hastanın ve bakım verenin rahatlamasını sağlayacak, sosyalleşmeyi arttıracak ve bu sayede kognitif fonksiyonlara katkı sağlayacak sosyal aktivitelerin uygulamalarını planlanması kapsamında nöroloji ve geriyatri servislerinin bir odalarının basit el işi, boyama, şarkı söyleme (musiki vb.), kısa tiyatro skeçleri izlenmesi ve canlandırılması ile barkovizyondan film izleme gibi aktivitelere ayrılmasının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi; Hasta yakınları için bilgilendirme toplantıları ve sosyal aktivitelerin planlanması vb. konular olmuştur. Ülkeler ve sağlık çalışanları arasındaki bu tip işbaşı gözlem uygulamaları sayesinde hastalara ve bakım verenlere artı değer katabilecek böyle bir projede yer almak bizi çok mutlu etti. Herşeyin başının sağlık ve ölümün en değişmez hakikat olduğu bu dünyada ömürlerinin sonuna yaklaşan yaşlılarımızı ve bakım verenlerini yalnız bırakmamak hepimizin görevi. Bu açıdan bakıldığında önemi daha da belirginleşen projemize emek veren herkese bu yazıyla teşekkür etmek istiyorum…

Gönderin Yanıt

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir