İstanbul-Paris uçuşu yaklaşık dört saat sürdü, Charles de Gaulle Havalimanı’na gece saat on iki civarında indik. Havalimanından merkeze ulaşım aslında çok kolay ancak gece yarısından sonra metro seferleri yapılmıyor bu nedenle N143 numaralı otobüsle merkeze ulaştım. Job shadowing kapsamında yapacağımız kurum ziyaretleri 23.09.2019-27.09.2019 tarihleri arasında idi. İlk iki gün merkezde bulunan Broca Geriatri Hastanesi’ni, üçüncü gün Paris’e yaklaşık 23 km uzaklıkta bulunan Lognes’teki Sosyal Hizmet Eğitim Merkezini, dört ve beşinci gün de yine Lognes’e çok yakın bir yerdeki özel huzurevini ziyaret ettik.

Merkezde yer alan geriatri hastanesi yalnızca 75 yaş ve üzeri kişileri kabul ediyor ve hastalar burada en fazla üç ay kalabiliyor. Hastanede gözlemlediğim en güzel şeylerden birincisi taburculuk sonrası servislerin çok güzel çalıştığı, ikincisi de sosyal faaliyetlerle hastaların iyileşme sürecine çok iyi destek verilmesiydi. Hastanenin çok iyi çalışan bir animasyon ekibi var ve bu ekip her ay etkinlikler düzenliyor, hemen her hafta bir etkinlik yapmaya çalıştıklarını belirttiler. Bizim ziyaret ettiğimiz gün sinema gösterimi vardı. Sinemaları hastaların gençlik yıllarında izledikleri filmlerden seçerek güzel anılarının canlanmasını hedeflediklerini söylediler.

Taburculuk sonrası hizmetlerin de aktif bir şekilde çalıştığını gözlemledik. Hastalar taburcu olmadan önce sosyal çalışmacılar hastaların evlerine giderek inceleme yapıyor ve hastaların yaşam alanlarına yönelik düzenlemeler yapıyorlarmış. Bu hizmetlerin sadece teoride değil uygulamada var olması sosyal hizmetlerin etkin bir şekilde sunulduğunu gösteriyor.

          

Son iki gün ziyaret ettiğimiz huzurevi merkezden uzak sessiz bir bölgede yer alıyor. Burada her sabah Alzheimerli hastaların belleklerini güçlendirmek için zeka oyunları oynanıyor. Ayrıca biz orada iken bir müzik grubu güzel mini bir konser de verdi.

Paris birçok gezgin tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak nitelendirilen Avrupa’nın önemli bir şehri, bu güzel şehri bir Erasmus+ projesi ile görme fırsatım olduğu için gerçekten kendimi çok şanslı hissediyorum. Büyük ve kalabalık bir şehir olmasına rağmen birçok bölgede parklar ve yürüyüş için uygun yollar bulunuyor. Sabahları kurum ziyaretlerinden önce, biraz erken kalkıp şehrin tam merkezinde Sen Nehri kıyısında koşmak gerçekten çok güzeldi, bir metropolde tam şehrin merkezinde böyle bir alan yapılması ayrıca insanların nefes alabileceği çok sayıda park bulunması burada yaşayan insanların şanslı oldukları düşüncesine sevk ediyor insanı.

Eski şehir dokusunun hala korunuyor olması; tarihi binalar, görkemli kilise ve sarayların hala ayakta olması görsel bir şölen sunmasının yanı sıra Fransızların bu yapılara olan saygısının da göstergesi.

Paris Fransız Devriminin başladığı yer olması açısından da önemli bir şehir. Bir çağ kapatıp bir çağ açan, dünya tarihini etkileyen bu büyük olayın başladığı yer olan, dönemin Bastille Hapishanesi günümüzde yerini Place de la Bastille anıtına bırakmış durumda. Şehrin bir başka ikonik yapısı da Louvre Müzesi, bir zamanlar ders kitaplarında gördüğümüz ünlü ressamların eserlerini bu müzede fiziksel olarak görmek benim için ayrı bir histi. Böyle bir projede yer aldığım, güzel insanlarla tanışma ve mesleki anlamda kendimi geliştirme fırsatı bulduğum için çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

Gönderin Yanıt

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir