Merhabalar;

Alzheimer tipi demans hastaları ve yakınları için daha iyi koşulları nasıl sağlamalıyız ? üzerine kurulmuş olan ve Avrupa ülkeleriyle ortak düzenlenen bu çalışmanın 3 günlük Paris izlenimlerimi paylaşmak isterim.

İlk gün;

L’Abbeye adlı küçük bir Paris banliyösündeki yaşlılar evini ziyarete gittik, burada yaşayanlar kendi istekleriyle burada kalıyorlar, odalarını evlerinden getirdikleri eşyalarla döşüyorlar (zira burayı ev olarak görsünler isteniyor). Oda kapılarında numara yok ve kendi adları yazıyor sanki evinin posta kutusu gibi.

Her yılbaşı öncesi 3 değişik masa kuruyorlar hangisi daha çok oy alırsa onu yılbaşı masası olarak seçiyorlar. Ayrıca her 3 aylık periyodlarla da genel bir değerlendirme yapılıyor ve bu değerlendirme oylama usulü ile yapılıyor. Böylece ev sakinleri  kaldığı yer ile ilgili söz sahibi oluyor. Binada ” safety first ” yok yani kimseye karışılmıyor. Eğer gezmek isterlerse dışarı çıkabiliyorlar, kimlikleri var ve kaybolurlarsa polis geri getiriyor. Sistem şu, evde kimse sana karışmıyor ise burada niye karışsın? burası da senin evin.

Yemekler oylama ile seçiliyor , bar var isteyen istediği içeceği yada içkiyi alabiliyor. Aynı zamanda yaşlı evinde  kuaför ve terzi de var, fiyatlar dışarısı ile aynı (nedeni sonuçta burası bakımevi değil sizin eviniz).

Ev sakinlerinin 4 ana serbestileri var ;

1-Freedom of cats and dogs ( kedi köpek getirebilirsin)

2-Link between generations ( kuşaklar arası bağlantı, kurumda çalışanlar hariç banliyönün çocukları yaşlılar ile aynı binada bulunan bir kreşte kalıyorlar. Böylece çocuklar düzeni ve insanlarla sabırla konuşup anlaşmayı öğreniyor. Yaşlılar da sosyal yaşamdan kopmuyor, öğle yemeklerini birlikte yiyor, resim yapıyorlar vs vs….)

3-Open to outside people ( dışarıya açık sistem)

4-They are at home ( burası onların evi)

Öğle yemeğimizi ev sakinleriyle birlikte yedikten  sonra mekanı gezmeye devam ettik.

2.GÜN:

Alzheimer France adlı bir sivil toplum örgütünü ziyaret ettik. Fransanın belki de en donanımlı merkezi idi. Hem hükümet ile hem de diğer Alzheimer hasta ve yakınları ile ilgili örgütlerle çok yakın ilişkileri vardı. Merkezin son derece yoğun çalışmaları var ve bu çalışmalara ait pek çok kitap ve broşür.

Topluma ve hastalara Alzheimer konusunda yön vermek ve yardımcı olmak için  kendilerini adamışlar. Bastıkları kitaplardan bir tanesini örnek olarak yanımıza aldık. Belki bir gün bizim basacağımız bir kitaba  yol gösterici olur. Çok güzel geçen toplantıdan sonra ev sahiplerimiz bize güzel bir Paris turu yaptırdılar (epey  yorucuydu ). Ardından akşam yemeğine davet ettiler, son derece keyifli bir yemek oldu.

3.GÜN:

Son değerlendirme toplantısı için yeniden L’Abbaye de buluştuk. Genel olarak çok verimli bir organizyon olduğu konusunda herkes hemfikirdi. Diğer toplantılar için kararlar ve tarihler üzerine değerlendirmeler yapıldı. Elimiz boş gitmeyelim diye götürdüğümüz çifte kavrulmuş lokumlar için tekrar tekrar teşekkürler edildi. Ve biz de aklımızda pek çok yeni bilgi, düşünce ve kazanılmış yeni dostluklar ile İstanbulumuzun yolunu tuttuk.

Başta da belirttiğim gibi;

EFFE projesi için  Alzheimer gibi önemli bir konuda bu kadar kaliteli ve donanımlı bir takıma seçildiğim için çok mutlu olarak yurda döndüm.

Teşekkürlerimle

Dr. Mehmet Burak Aktuğlu

Gönderin Yanıt

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir