Linking Partners ekibi olarak İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz açılış toplantısından sonraki ilk toplantımızı 15 Nisan 2019 tarihinde gerçekleştirdik. Projenin nasıl bir yol haritası izleyeceği ile ilgili verimli bir fikir alış verişinin yaşandığı bir toplantı oldu. Ülkemizde sosyal içerme ile ilgili özellikle çalıştığımız alanlardan bakarak neler yaşandığı üzerine konuştuk. Benim için farklı disiplinlerden ve farklı çalışma alanlarından gözlemlerimizi paylaşmak heyecan vericiydi. Bir yandan da “Farklı açılardan ülkemizde bu alanla ilgili neler yapılabilir?” sorusuna cevap aramak da umut vericiydi. Ben bu yazıda öncelikle çalıştığım alandan ve kendi gözlemlerimden bahsedeceğim.

Yaklaşık 15 yıldır psikoloğum. Mesleğe ilk başladığım yıllarda özel eğitim alanında engelli bireylerle çalıştım. O yıllarda da engelli bireylerin sosyal hayatlarında yaşadıkları zorluklar ve sosyal içerme çalışmaları ile ilgilendim. Bugün ise Bakırköy Gençlik Danışma ve Sağlık Merkezi’nde 10-20 yaş arası bireyler ve aileleri ile bireysel görüşmeler yürütmekteyim. Öncelikle biraz Gençlik Merkezinden bahsetmek istiyorum. Gençlik Merkezi 2005 yılında Dünya Nüfus Fonu, Unicef ve Sağlık Bakanlığının ortak projesi ile oluşturulmuş gençlik dostu bir merkezdir. Şu an aktif olarak 10-20 yaş arası bireylere yönelik psikolojik danışma ve beslenme danışmanlığı veriliyor. Ülkemizde ruh sağlığı hizmetlerine erişmekte en çok zorlanan kesimin çocuk ve ergenler olduğunu düşünüyorum. Çocuk ve ergenlerle çalışan ruh sağlığı uzmanı sayısının az olması da bu durumda büyük bir etken. Yetişkinlere yönelik toplum ruh sağlığı merkezleri gibi sosyal içerme çalışmaları yapılabilecek merkezler varken, ergenler psikiyatri muayenesine ulaşmakta bile zorlanıyorlar. Görüşme yaptığım ergenlerin de zaman zaman psikiyatri görüşmesine ihtiyacı olmaktadır. Ancak randevu almakta ciddi zorluklar yaşamaktalar. Psikiyatri hizmetine ulaşsalar bile sosyal destek sağlayabilecekleri toplum ruh sağlığı merkezleri gibi merkezler ergenlere yönelik bulunmamaktadır. Bu durum ruhsal problemleri olan ergenlerin kendilerine benzer sıkıntılar yaşayan bireylerle bir grup içerisinde var olma ve birlikte üretme şanslarının da çok az olduğunu gösteriyor bize. Ergenlerin psikiyatri hizmetine ulaşmasını kolaylaştırmak üzere neler yapılabileceği bu toplantıda üzerinde durulan konulardan biri oldu.

Ruhsal problemleri olan ergenlerin en çok sosyal içerme yaşayabilecekleri yerlerin okullar olduğunu biliyoruz. Bir diğer zorluk yaşadıkları alan ise sağlık hizmeti almak. Bu proje kapsamında nerelere dokunabiliriz? Sağlık çalışanlarına ruhsal problemler ile ilgili farkındalık yaratma çalışmaları, benzer bir şekilde okullarda bir farkındalık yaratma çalışması ekip olarak üzerinde tartıştığımız fikirlerdi. Hepimizin gerek kişisel yaşantılarımızdan gerekse profesyonel deneyimlerimizden yola çıkarak hemfikir olduğu konu ise sağlık çalışanlarının da okulların da bu konuda yeterli ve geçerli bilgilerinin olmadığıydı.

Psk. Seçil Yüzal Bayer

Gönderin Yanıt

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir